ANKARA
Diğer Şehirleri Gör
SON DAKİKA

Anasayfa > İçimizden Biri > ÇIKIŞ KAPISI

ÇIKIŞ KAPISI
Son Güncellenme : 17 Ara 2016 12:02

Bülent Kaya

    Ne kadar çok TV kanalı var. Her gün birileri farklı yayınlarda aynı güncel konular üzerine konuşup duruyorlar. Gece yarısına kadar süren programlarda ne politikacılar ne de gazeteciler tartışmalardan bir sonuca varıyor… İzleyenlere kafa karışıklığı ve zihinsel yorgunluktan başka bir şey vermiyor…

    Koparılan gürültüler, terör saldırıları, mezhep ve ırkçılık çatışmaları, kırılan kalpler, bölünen insanlar, işlenen kadın cinayetleri ve çocuk istismarları ile ilgili her gün izlenen tartışma programları toplumu biraz daha geriyor.   Sorunlar avuntularla geçiştirilmeye çalıştırıldığı için konuşanların inandırıcılığı da kalmıyor.  “Bunların hesabı sorulacak”, “Misliyle karşılık verilecek”, “Yasalarda düzenlemeler yapılacak” gibi yatıştırıcı sözler bizleri yavaş yavaş tüketiyor… Umutların kırılmasına neden oluyor…

    Tüm bunlara bağlı olarak  “Yorgunum” diyenler çoğalıyor… “ O kadar çok hiçbir şey yapmayasım var ki” sözü gibi paylaşımlar yapılıyor.   Bu denli “çokluk” ve “paylaşımlar” bizlere,  toplumun diriliğinin kalmadığını gösteriyor…

    Bunlar yaşandıkça, hiçbir şey yapmadan  “BANA İZİN VERİN, ÇOK YORULDUM.” deyip hayattan yavaş yavaş çekilen insanlarımızın sayısı gittikçe artıyor.  Yeteneklerini, sevgisini, emeğini ve bilgisini yaşamdan esirgemeye başlıyor…

    Umudunu yitiriyor. Korkuyor. Düşünmüyor. Birilerini bekliyor. Kendisi olamıyor. Yaşadığı toplumdan el-ayak çekiyor.  Yüreğinin sesini dinleyemiyor. Olayları seyretmekle yetiniyor. Bölünüyor. Yaşadığı yere yabancılaştırılıyor. Sonuç;  tuzağa düşüyor ve adım adım yaşama görevlerini kaybediyor…

    Kaybettikçe birilerini suçluyor veya “Bu ülke de yaşanmaz” deyip kaçmayı düşünüyor…  Böyle düşünmekle aslında kendine yeni bir zindan daha hazırlıyor… Kaçış kapısının özgürlük getireceğini sanıyor.  Özgürlük vaadinde bulunanların veya özgürlük satanların peşine takılıyor.  Oysa yanılıyor…

    Wilhelm Reıch,Dirimin öldürülüşü” kitabında “Sorunun tuzak ya da çıkış yolu bulmakta değil. Sorun tuzağa düşmüşlerin kendisinde” diyerek bizleri uyarıyor. Bu sözler bize 15 Temmuz gecesi ve sonrası yaşananları da hatırlatıyor.  Polisiyle, askeriyle, memuruyla, siyasetçisiyle ve liderleri ile birlikte birçok insanın nasıl zayıf duruma düşürülebileceğini gösteriyor…

    Bu tuzaktan nasıl kurtulacağız?

    Öncelikle her birimizin kendine kurulan tuzağı fark etmesi ve kabul etmesi gerekiyor. Sonra çıkış yolu için kapıya yönelmek gerekiyor.  Yönelirken de engelleyenlerin, bağıranların, şiddet uygulayanların ve çıkarcıların tuzağına düşmemek için zekice hareket etmek gerekiyor…

    Peki, nerededir bu çıkış yolu?

    Wilhelm Reıch, “Yaşama işlevi çevremizdedir, içimizdedir, duyularımızdadır, burnumuzun dibindedir, her hayvanda, her bitkide, her çiçekte açıkça görülebilir. Bedenimizde, kanımızda duyarız onu.” diyor.

Bülent KAYA

Sosyal Hizmet Uzmanı

 

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Yorum Yap

Kod Eşlem * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Vizyonda neler var?

Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir
ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.