ANKARA
Diğer Şehirleri Gör
SON DAKİKA

Anasayfa > İçimizden Biri > KENDİNİ YÖNETME

KENDİNİ YÖNETME
Son Güncellenme : 30 Eki 2017 17:31

Herkes, sanki sonbahar uykusuna yatmış gibiydi. Yorgun, canından bezmiş halleri vardı. Konuşacak birini aradım. Soluk benizli, kara tenli bir erkek hastanın yanına gittim. Diğerlerinin aksine yan yatmış, dizlerini karnına doğru çekmiş etrafı seyrediyordu. Göz ucu ile beni takip ediyordu. Kendimi tanıttıktan sonra “konuşmak ister misiniz?” diye sordum. Ürkek ve sessiz bir konuşma ile “istemem” dedi. Bir an kendimi kötü hissettim. Zamanın nasıl geçeceğini düşündüm. Yanımda stajer öğrenciler vardı. Benden ve hastalardan bir şeyler öğrenmek ve gözlemlemek için yanımdalardı. “Bir şeyler görebilecekler mi” diye, endişelendim. Her şey sanki bambaşka bir hale büründü. Bir süre tıkandım. Sessiz kaldım. Geniş pencereleri olan odanın ortasından dışarıya baktım. “ Bu insanlar buraya gelene kadar güçlerini nerede harcadılar? Ne yaşadılar?” Sorularıyla ile zihnimi meşgul ettim…

İki bölmeli odanın, ilk bölümünde, uyumayan ikinci hastanın yanına doğru yöneldim. Yatağın ortasında oturuyordu. Yaşlı bir teyzeydi. Diyaliz süresinin bitmesini bekliyordu. Gözü saatteydi. Yanına vardım. Ağrılarından yakınmaya başladı. Tatsızlıklar yaşıyordu. Sokaklara çıkamıyordu. Sağlam insanlar gibi olamayacağını düşünüyordu. Bir zamanlar her şey mükemmelken şimdi burada makinalara bağlanıyordu… Çabalamak boşunaydı… Yaşam isteksizliği vardı. Doktoru bu durumu giderici ilaçlar yazmıştı. Ancak yakınlarının “bağımlılık yapar” uyarısı ile uzun süre kullanmamıştı. Hastalığının, yaşam biçimini olumsuz yönde etkilemesine izin veriyordu… Kendini taşıyamaz durumda olduğunu söylüyordu…

Ben ne yapardım, diye düşünerek ikinci bölümdeki hastaların yanına doğru gittim. İlk bölümdeki gibi bir bayan, bir erkek uyanık hasta vardı. İkisinin de yüzü gülüyordu. Orta yaşın üzerinde olan bayan televizyon seyrederken, yaşlı olan erkek ise, müzik dinliyordu. Sanki hasta değiller gibiydi. Etrafında solgun şekilde yatan hastalar arasında tatlı bir güzellik sunan çiçeklere benziyorlardı. Hiç bilmediğim, karşılaşmadığım bu insanları tanıma isteği içimde uyandı. Yaşlı amcanın yanına vardım. Kır saçlıydı. Güleç yüzlüydü. Yatağının ucundaki masayı kendine doğru çekmişti. Masanın üzerinde telefonu, gözlüğü ve “İslam gerçeği” adlı bir kitabı vardı. Yaşamını programlamıştı. Dört saatini kitap okuyarak ve müzik dinleyerek geçiriyordu. Uzun yıllar terzilik yapmıştı. Ticaretle uğraşmıştı. Hastalanınca bunları tamamen bırakmıştı. Hastalık sürecini çabuk kabullenmişti. Umutsuzluktan ve karanlıklardan çok şeyler öğrenmişti. Her defasında ışığa çıkmayı başarabilmişti. “Yeter” diyebilmek çok önemliydi. Çok zorluklar yaşamıştı ama hepsi geride kalmıştı. Şimdiye bakmak lazımdı. İyiydi. İyi kalabilmek için, iyileşme sürecine zayıfta olsa her zaman katılıyor ve çaba sarf ediyordu. Hastalığı ile ilgili bütün bilgilere sahipti. Kendini yönetebiliyordu. Kendi yolunu bulmuştu. Yardıma ihtiyacı yoktu…

Zaman su gibi akıp gitmişti. Karanlık yavaş yavaş pencerelerden içeri giriyordu. Diğer bayan hasta ile görüşemeden dışarı çıktım. Yaşlı Amca’nın “kendini yönetebilmek” ile ilgili söylediklerini düşündüm. Çoğunluğumuz kendini yönetmiyordu. Bizleri yöneten paraydı, korkulardı, umutsuzluklardı, cehaletti, kızgınlık, kin ve nefret yayan insanlardı… Hepsi de bizim irademize el koyuyordu… Bunlardan kurtulmanın yolu kendimizi anlamak ve güvenmekten geçiyordu… Kimseden yardım beklemeden, bilmekten, görmekten, direnmekten ve yürümekten başka yolumuz yoktu.

Olumlu-olumsuz, üzüntü-sevinç, hastalık- iyilik, zayıflık- güçlülük… Ne yaşarsa yaşasın içinde taşıdıkları ile yürüyebilen Yaşlı Amca, bende çok şey bıraktı…

Cumhuriyet Bayramı’nın 94. Yılı kutlu olsun.

Bülent KAYA
Sosyal Hizmet Uzmanı

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Yorum Yap

Kod Eşlem * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Vizyonda neler var?

Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir
ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.