ANKARA
Diğer Şehirleri Gör
SON DAKİKA

Anasayfa > İçimizden Biri > SEVMEYE GELDİM…

SEVMEYE GELDİM…
Son Güncellenme : 25 Mar 2017 9:54
bulent-kaya
“Bugün güneş var, bahçeye gidelim mi?” sözü ile uyanıyorum. Çocukla uyanmak ne güzel, keyfini çıkarıyorum… Biraz oynadıktan sonra oğlumu kucağıma alıp pencere kenarına getiriyorum. O gökyüzünde giden bir iki uçağı izlerken ben hızlı adımlarla ilerleyen insanlara bakıyorum. Karşı tarafımda bulunan zücaciyenin mallarını aheste aheste dışarıya çıkarışına gözüm takılıyor. Yavaş ve isteksiz hareketleri izlerken ben yoruluyorum. Bırakıyorum… Sonra evimin penceresinden takkeli dağa bakıyorum. Canlıların yeni bir güne uyanışını hayal ediyorum; “Güneşli bir günün özlemini çeken bitkilerin, hayvanların ve doğada olan bütün canlıların uyanış şenliğine erken katılmalıyım” diye düşünüyorum… Kendimi toprağa ve gökyüzünün maviliğine bırakmak için sabırsızlanıyorum…

trailer film Cars 3

 
Sokağa çıkıyorum. Serin bir rüzgâr yüzüme değiyor… Hiç sevmediğim pazar günlerine bu sefer canlı ve istekli bir şekilde başlıyorum… Dükkânların kapalılığından ve insanların azlığından hiç etkilenmiyorum. Apartman önlerinde dikili olan kayısı ağaçlarının filizlendiğini hatta birkaç tanesinin kendini nazlı nazlı gösterdiğini fark ediyorum. Etraflarında vızıldayan iki arıyı usanmadan izliyorum… Daha düne kadar solumak istemediğim havanın bir gecelik rüzgârla temizlenmesine şaşırıyorum. İçime çekiyorum. Bana bakanlar olduğunu hissediyorum, aldırış etmiyorum. Gözlerimi kapatıp kuş seslerini dinliyorum… Gizlenen bütün güzellikleri görmek için bir süre daha yürüyorum. Fırıncıya geliyorum, sohbet ediyorum… Yabancı değilim… Ekmeği aldıktan sonra gazetemi de alıp türküler mırıldanarak eve dönüyorum…
 
Oğlum, beni hazır bekliyor. Kahvaltı yaptıktan sonra “hadi bahçeye gidelim” diyerek beni sıkıştırıyor. Artık dışarıya çıkmak istediğini sözlerle ifade ediyor. Zaman ne çabuk geçiyor. Üçüncü baharı… Yaşananları, olup bitenleri daha iyi algılıyor. “Bağ evinde oyuncaklarım var mı?” diye soruyor… Var dememe rağmen birkaç oyuncağı yanına alıyor. Annesine ve ablasına “Mutlu olun” diyerek evden ayrılırken hepimizi güldürüyor…”
 
Sille bağlarında daha temiz bir hava bizi karşılıyor. Kayısı ağaçlarım çiçek açmak üzere… Bütün ağaçları tek tek dolaşıyorum. Budanacak yerlerini zihnime kayıt ediyorum. Umut ise, çeşmenin yanında duruyor. O’na topraktan bir yığın yapıp, oyuncaklarını getiriyorum. Konuşmadan, soru sormadan uzun süre toprakta oynuyor. Mutluluğu yüzüne yansıyor… Ben ise dolaşmayı bırakıyorum. Çardağa oturuyorum… Ağaçları, yeşillikleri, kuşları ve komşuları izlerken hayatın anlamını sorguluyorum… Dünyaya gelişimin nedenini bulmaya çalışıyorum…
 
Güneş kendini saklamaya başlıyor… Hafif bir rüzgâr esiyor. Kendimi güzden ektiğim ıspanağın ve rokanın başında buluyorum… Yeteri kadar büyümese de biraz ıspanak topluyorum. Topladıklarımın hemen müşterisi çıkıyor. Hepsini Umut çiğ çiğ bitiriyor… Yeniden topluyorum. İçindeki otları temizliyorum… Suluyorum. Zamanı güzel bitiriyorum…
 
Eve dönüyorum. Umut, arabada uyuyor. Yavaşça O’nu yerinden alıp odasına götürüyorum. Annesi yatağını hazırlarken uyanıyor. Yüzünde tatlı bir gülümseme oluşuyor. Bizi mutlu eden şu sözleri söylüyor; “BEN ANNEMİN KARNINDAN ANNEMİ, BABAMI, BUSE ABLAMI, ANNEANNEMİ SEVMEYE GELDİM. HERKESİ SEVMEYE GELDİM.” “Sevmek” ve “Sevilmek” dünyaya geliş nedenimizi yeniden bize hatırlatıyor… Yüreğimize dokunuyor… “Biz de seni çok seviyoruz” dememize kalmadan uyuyor…
 
Bülent KAYA
Sosyal Hizmet Uzmanı

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Yorum Yap

Kod Eşlem * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Vizyonda neler var?

Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir
ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.