ANKARA
Diğer Şehirleri Gör
SON DAKİKA

Anasayfa > İçimizden Biri > YAŞAMIMIZ YOKSULLAŞTI…

YAŞAMIMIZ YOKSULLAŞTI…
Son Güncellenme : 30 Haz 2017 20:10

Ne çok anılarımız vardı bu evde.  Büyük bir aileydik. Dedem, ebem, amcamlar ve bizim aile…  Birlikte büyüdük… Birlikte mutlu olduk, birlikte acı çektik… Ebem ve dedemi gözyaşları içinde uğurladık. Şimdi bir başka acı için abimle birlikte geldik… Hayat kapısından içeri girerken çok zorlandık… Bir arkadaşının “Kaya kaya nerelerde sun?” diyen bir ağıtıyla karşılandık. Uçuruma düşer gibiydik… Uzun süredir görmediğim yakınlarımın ve tanıdıklarımın yüzleri hüzün yüklüydü. Amcam (Hasan Hüseyin Kaya) son yolculuğuna uğurlanıyordu.  Kulu’nun sokaklarında, kahvehanelerinde, tarlalarında, çarşısında, işyerlerinde amcamın gezdiğine tanıklık eden arkadaşları ve dostları vardı. Herkesin yaşamında bir anısı saklıydı.  Çevresi çok genişti…

Taziye çadırına oturdum.  Her zaman severek oturduğu, mutlu olduğu ve değiştirmek istemediği evine baktım. Yüreğimin bir köşesinde duran anılarımı çıkardım. Amcamla pişti oynayıp, keyifli zamanlar geçirdiğim akşamlar aklıma geldi. Şakalaşması, kendine has konuşması ve hareketleri gözümde canlandı…  Bir arada oturduğumuz,  yemek yediğimiz, bayramlar kutladığımız, sevindiğimiz ve üzüldüğümüz yaşananlar, hepsi geldi geçti… Yaşam bana dinlediğim, yaşadığım bir masalı acı da olsa günü geldiğinde yeniden anımsattırıyordu…  Yokluğuna alışmak zor olacaktı…

Boşluktaydım. Gelgitler yaşıyordum. Etrafıma oturan insanları izliyordum. Bu insanlarla ne yaşadığımı, neleri eskittiğimi sorguluyordum. Bir anda içimde pişmanlık duygusu oluştu. Kendime kızdım. Son yıllarda amcamla paylaşımlarım azdı. Yaşamın bizden kopardığı bir şeyler vardı. Neyin telaşıydı? Neyin kopukluğuydu? Bilmiyordum ama şuan içime sızı veriyordu. Bedenimi yalnızlık duygusu kaplıyordu. Nedeni yaşadığım yerden ayrılmak mıydı? Ya da yeni insanlar tanımak mıydı? Taziye çadırında bütün bunların iç muhasebesini yaparken, amcamın arkadaşı Hacı Hamit TALAYHAN yaramı daha da derinleştiren şu sözleri söylüyordu; “ Her şeyin yenisinden yararlanacaksın, yenilikleri takip edeceksin ama bir şeyin eskisini unutmayacaksın; dostluğun” Unutmuş muydum? Yaşamın incecik bir tel olduğunu ve her an elimizden kaybolabileceğinin farkında değil miydim? Bambaşka bir yaşantının içinde o kadar girmişim ki amcamı, gelenleri, yaşadığım evi, anılarla yeniden tanımaya çalışıyordum.

 Amcamın zengin bir yaşamı vardı. Toplumsal bir yaşamı seçmişti. O’nun hayatında yoksullara yardım, okullara ve kurumlara destek vardı. O’nun hayatında Kulusan ve Tamak gibi fabrikaların kurulması esnasında öncülük vardı… O kendine dönük, kendine biriktiren bir zengin değildi… Yaşadığı toplumun gerçeklerini bilir, neyin eksik olduğunu görür ve insanları harekete geçirirdi… Topluma katkısıyla vazgeçilemez değerdi.  Taziyeye gelenler ve paylaşılan anılar bu zenginliğin tanıklarıydı. Onlara göre; “Kaya amca’nın yeri doldurulamazdı.” Gelenler, gün boyu acımızı dindiren ve duygulandıran paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma öykülerini anlatmayı hiç bitirmedi… Aşırı duyarlı bir insandı; bazen sesini yükseltmesine neden olabiliyordu…  Yaşamında; sevgi, saygı ve dostluk vardı… Zenginliği buydu…

Evet, artık amcam yok!

YAŞAMIMIZ YOKSULLAŞTI…

Okumuşu, zengini, toplumun ileri gelenleri genelde kendi çıkarlarını düşündüğü bir ortamda O, topluma olan görevlerini yerine getirmenin huzuru içinde gitti… Emekleri, gülüşü, bakışı, dostluğu,  yaptıkları bizde kaldı…

Bülent KAYA

Sosyal Hizmet Uzmanı

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Yorum Yap

Kod Eşlem * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Vizyonda neler var?

Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir
ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.